<%=blog_Title%>

Doğal Hormon Dengesi

0 Yorum            Defa okundmuş       Tarih: 26.11.2013

Kadınların hormonal değişimler sonucunda yaşlanması çağdaş Amerikan toplumunda çoğu kişi tarafından ayıp kabul ediliyor

KADINLAR VE TIP hakkındaki gerçek şu ki, son yüzyıllarda bilimsel araştırmalar kadınları ikinci sınıf vatandaş olarak gördü. Hekimler erkekti. Araştırmacılar erkekti. Denekler genellikle erkekti ve çoğu doktor her bedenin "mükemmel" beden, yani kendi bedenleri gibi çalıştığını sanıyordu. Araştırmacılar aptal değildi. Erkek ve kadın fizyonomisi arasındaki farkı biliyorlardı. Bir kadının hamile kalmasını, bebeği dokuz ay taşımasını, doğum yapmasını ve bebeğin ilk aylarda ihtiyaç duyduğu tüm gerekli besin maddelerini üretmesini sağlayan karmaşık bir kimyanın varlığını anlıyorlardı. Ama teşhis ve tedavi standartları genellikle erkek fizyonomisine dayandığından kadınlar hekimlerin bilgisizliği yüzünden acı çekiyor ya da ölüyordu.

Garip olan, bunun tarihte böyle olmamasıydı. Yeni Ahit'i yazan hekim Lukas'ın döneminde, tıpla uğraşanlar genellikle kadındı. Romalılarda tıbbın yoğun olarak uygulandığı İ.Ö. 1. yüzyılda hekimlerin çoğunun kadın olduğu sanılıyor. Bunların bilgileri o kadar ileriydi ki, Amerikalı doktorların göz ameliyatları da dahil olmak üzere 1950 yılında bildikleri her şey, 1. yüzyılda Roma'da biliniyordu. Önemli fark, eski uygarlıkların mikrop öldürme hakkında bilgisi olmamasıydı. Çoğu zaman çok iyi teknik becerileri olsa da hastaları enfeksiyondan ölüyordu. Joseph Lister 19. Yüzyılın ortalarında antisepsis kavramını geliştirene kadar bu sorun hekimlerin ve cerrahların yakasını bırakmadı.

Kadınların hormonal değişimler sonucunda yaşlanması çağdaş Amerikan toplumunda çoğu kişi tarafından ayıp kabul ediliyor. Kadınlar menopoza girmekten utanıyor ve "o yaşta" olan kadınlar bazen ıskartaya çıkmış olarak görülüyor. işte bu yüzden filmlerde oynayan kadınların yaşı kırkı geçmez, ama kendilerinden on ya da daha fazla yaşlı, erkek rol arkadaşları, sarkan yanakları ve ağarmış saçlarına karşın romantik jön sayılır. İşte bu yüzden otorite kuran orta yaşlı iş kadınları maymun iştahlı sayılır ama aynı zekice yorumları yapan genç kadınlarla "gelecek vaad eden yetenek" diye alay edilir. İşte bu yüzden kesip biçen, yağ emen, kolajen enjekte eden ve kadınların cildini yaşlanmayı geciktirmek adına doğal cildin tıkız, katı bir taklidine çeviren bir sanayi oluşmuştur.

Kadınlar bu yüzyılın başlarında tıbba geri döndüklerinde, ilk başlarda araştırmalara yaklaşımı değiştiremediler. Aile hekimi veya çocuk ya da kadın doğum doktoru olmaları tavsiye edildi. Araştırma ya da cerrahi gibi "sert erkeklere" özgü alanlara yönlendirilmediler. Sonuç olarak kendilerine en iyi gelen şeylere güvenerek kadın hastalarına ellerinden geldiğince yardım ettiler. Ama tıbbi tedavi alanında pek değişime yol açmadılar.

Tıp araştırmalarının çığır açtığı 1950'lerde, kadınlar hala ikinci sınıf vatandaş olarak görülüyordu. Oysa aynı kadınlar II. Dünya Savaşı sırasında yepyeni bir özgürlüğün ve yaşam biçiminin tadına bakmıştı, Erkekler savaşta olduğundan, çok sayıda kadın kırsal kesimden kentlere gelip tersanelerde, çelik fabrikaları gibi ağır sanayi tesislerinde ve inşaatlarda çalışmış, kamyon kullanmış, postacılık yapmış ve önceden ulaşamadıkları yüksek maaşlı işlere girmişlerdi. Ama savaş bitince erkekler döndü ve saygın vatandaşların çoğu artık değişmiş olan dünyayı tekrar eski haline getirmeye çalıştı.

1950'lerde, dev otoyolların ve popüler orta sınıf banliyölerinin yaygınlaşmasıyla yeni bir kültür gelişti. Kadınlar sorumluluk gerektiren işlerden çekilip düşük maaşlı görevlere düşürüldü. Çoğu kişi artık çocukluklarını geçirdikleri kırsal kesimde değil, kentlerde ve banliyölerde yaşıyordu. İş etiği yüzünden de erkekler erkenden işe gidip geç dönüyordu. Banliyönün ahlaki değerleri, kadını anne, aşçı, temizlikçi, şoför ve daha birçok role sokmuştu. Genellikle babaları gelmeden çocuklara akşam yemeğini yedirir, sonra sadece kocasına özel yemek hazırlardı.

Banliyöler bir anlamda babasız çocukların büyüdüğü evler topluluğu haline geldi. Tüm hafta boyunca anne çocukların yanındaydı. Hafta sonlarında babanın evdeki tamiratı halletmesi ve benzeri işleri yapması bekleniyordu. Çocuklarla ilgilenerek ancak bundan sonra gelirdi. 1950'lerin popüler kültürüne bir göz atınca, tıp araştırmalarında patlamanın yaşandığı yıllarda (tıp alanında, tıp tarihine dair ilk kayıtlardan 1950 yılına kadar yaşanan gelişmelerle, 1950 ile 1965 arasındakilerin eşit sayıda olduğu iddia edilir) neden kadınların bu işin dışında kaldığı anlaşılır. Kadınlar sersem ve maymun iştahlı olarak görülüyordu. Lucille Ball'ın oynadığı I Love Lucynin baş kahramanı, erkeklerin eşleri, kızları ve sevgilileri hakkındaki görüşlerinin pek az abartılmış haliydi. Karikatürler, televizyon programları ve filmler hep bu fikri işliyordu. Hekimler kadınlara aşırı ölçülerde uyarıcılar, sakinleştiriciler ve uyku ilaçları yazarken dergilerde de kadınların özellikle menopoz döneminde ne kadar maymun iştahlı olduklarına dair yazılar çıkıyordu.

Doğum kontrolü, kadınların seçimi ve üreme hakkından çok erkeklerin istedikleri zaman seks yapma özgürlükleriyle ilgiliydi. Cinsel hastalıklar yayılıyordu, ama prezervatifler ve 1961 yılında piyasaya çıkan doğum kontrol haplarıyla sağlık arasında bir bağ kuran pek kimse yoktu. Tersine prezervatifler ve genç erkeklerin "korunması" için benzer önlemler sadece çocuk yapmayı önlemek içindi. Erkekler, "kaza" yapmadan "puan toplamaya" çalışıyordu.

Kadınların ikinci sınıf statüsüne düşürülmesi, tıpta meme ve yumurtalık kanseri, kalp hastalığı ve diğer kadın hastalıklarıyla ilgili çok az ilerleme kaydedilmesi anlamına geliyordu. İlaçların genellikle erkekler üzerinde denenmesi ve kadınlar üzerindeki etkilerinin incelenmemesi nedeniyle, titizlikle test edilmiş olan "zararsız" thalidomide yüzünden binlerce kadın sakat çocuklar doğurdu. Doğum kontrol hapı da beraberinde yeni sorunlar getirdi. Kadınlar tarihte ilk defa "hap"la yapabildikleri şekilde hormon kullanıyorlardı. Bir yandan toplumu değiştirip cinsel devrimi yarattı, önceki kuşağın cinsel tekeşlilik inancını yıkıp yerine birçok partnerle geçici cinsel ilişkileri getirdi. Ama öte yandan birçok kadını tehlikeye attı. Migren hastalarının ağrıları şiddetlendi. Bazen bu durumlarda hap bırakılmayınca inme geçiren kadınlar da oldu.

Dietilstilbestrol (DES) savaş sonrası yıllarının diğer bir mucize ilacıydı. 1945'ten 1971'e kadar, düşük yapma riski bulunan ve gestasyonal diyabet (hamilelik sırasında başlayan diyabet) hastası olan kadınlara DES verildi ve harika sonuçlar alındı. Bir ya da birkaç düşük yapmış olan kadınlar normal süreli hamilelikler yaşadılar. Diyabetik reaksiyonun nahoşluğunu yaşamış olan kadınlar sağlıklı kaldılar. Hatta bilim adamları, DES 'in hayvanları besleyip şişmanlatmak için harika bir ilaç olduğunu keşfetti. İlaç besi hayvanlarının yemine katıldığından da ülkedeki hemen hemen her erkek, kadın ve çocuk ilacı almış oldu.

Peki bu ilaç neden 1971'den sonra kullanılmadı? Çünkü bu süre içinde bilim, aslında sentetik bir östrojen olan DES'in birçok soruna yol açtığını öğendi. Kadınlarda üreme organlarında hastalıklara ve bağışıklık sistemi yetersizliği eğilimine, erkeklerde ise sperm sayısında ve miktarında azalmaya ve üreme organlarında gelişme sorunlarına neden oluyordu. Günümüzde doğum kontrol hapları ve implantları gelişti. Kadınlar artık daha ergenlik çağından itibaren östrojen, progesteron (sentetik versiyonunun adı progestindir) ve testosteronla tanışıyor. Çoğu, bedenlerini formül geliştirmek için bir-iki tüp dolusu kimyasal maddesi eksik olan bir kimya seti gibi görmeyi öğreniyor. Kadının bedenini doğru beslenmeyle en iyi şekilde işleyebilecek bir doğal fabrika gibi görmesi yerine, ilaç şirketleri kadınları bedenlerinin doğal olmadığına ve erkeklerinkinden değersiz olduğuna inandırmaya çalışıyor. Sanki Tanrı Adem'i yaratıp Havva'nın yapımını tam da işçilerin öğle yemeğinden sonra greve başladıkları gün General Motors'a havale etmiş gibi. Kadının ihtiyaç duyduğu her şey içinde ama hiçbir şey tam gerektiği gibi çalışmıyor ve devamlı ince ayar yapmak gerekiyor.

Sonuç olarak pek çok hekim ve ilaç şirketi kadınların korkularını ve nevrotik davranışlarını körükleyerek büyük paralar kazanıyor. Savundukları masallara göre, aylık kanama ayıp, ovülasyon anormal, beden kimyasındaki aylık değişimler de tehlikeli. (Elime geçen bir psikiyatrist rehber kitabında, regl öncesi stres ruh hastalıkları listesinde yer alıyor.) Ve menopoz her kadının yaşamını karartan bir idam kararı. Aslında hiçbir kadın hekimlerin ve ilaç şirketlerinin sağladıkları kimyasal maddeler olmaksızın yaşamını yürütemez. Sanki etrafta onlara hormon veren doktorlar yokken kadınlar dolu dolu yaşayamıyordu. Sanki kadınların sağlıklı olması mümkün değil. En büyük trajedi ise kadınların bu saçmalığa kulak vermeleri. Hormon konusu çok ender olarak doğru dürüst açıklanıyor ya da anlaşılıyor.

Aynı şeyin erkekler için de ne kadar geçerli olduğu son zamanlardaki Viagra çılgınlığıyla da kanıtlandı. Şunu düşünün: Yirmisine gelmemiş bir delikanlı, günde birkaç orgazm yaşayabilir, hatta araştırmalara göre ergen dakikada bir kez seks hakkında düşünür, Sık sık ereksiyon olur. Gece ejakulasyonları normaldir. Yalnız olduğu zaman da mastürbasyon cinsel gerilimini gidermek için son derece sıradan bir yol olabilir. Kadınlarda olduğu gibi yaşı ilerledikçe beden kimyası değişir ve cinsel doyum artar. Yaşı ilerleyen bir erkek, ereksiyonu devam ettirmeyi ve kendisi de yaşı ilerledikçe cinsellikten daha çok haz alan kadını mutlu etmeyi çok daha iyi başarır. Ön sevişme uzar. Kadının orgazmından önce boşalma ihtimali düşer. Ve yaşadığı duygusal haz gençliğinde hayal ettiğinden bile daha yoğundur. Yine de istediği kadar sık ve iyi performans gösterememe korkusundan birçok erkek normal, sağlıklı bir cinsel dürtüye sahip olmasına karşın Viagra ve testosteron enjeksiyonlarına başvurur. Bu da bazı erkeklerde ters reaksiyonlara, hatta ölümlere neden olmuştur.

Ancak cinsel fonksiyonla ilgili küçük sorunları olan erkeklerin bunları ilaç dışında birçok yöntemle yenebileceğini biliyoruz. Birincisi, testisler işlevlerini iyi görmeleri için serin tutulmalıdır, dolayısıyla bazı erkeklerin yapması gereken sadece slip yerine boxer şort giymektir. Diğerleri de bisiklete binmek gibi testisleri ısıtan egzersizlerden sonra serinleme süresine ihtiyaç duyarlar. Bazıları da beslenme ve egzersizde yapılan küçük değişiklikler ve testere palmiyesi, E vitamini ve çinko gibi ilave maddelerin cinsel güçlerini artırdığını farkeder.

Kadınlar ve erkekler arasındaki fark, ilaç şirketlerinin erkekleri daha yeni hedef seçmiş olmalarıdır. Bu yüzden doğal yaşamlarının bir parçası olan şey hakkında, onu değiştirmek için yollar arayacak kadar kaygılanmaya da yeni başladılar.



son düzenlenen zaman:

Anahtar Kelimeler
  • Hormon Hastalıkları
  • Bir Hormonun Bir Bez Tarafından Üretimi, Hem Pozitif Geri-beslenim Hem De Negatif Geri-beslenim Süreci Boyunca Çeşitli Kimyasal Sinyaller Tarafından Tetiklenir yemek Yediğinizde, Şeker Kana İnce Bağırsaklar Tarafından Emilir Ve Vücut Boyunca Enerji İçin Ş
  • Hormonların Sınıflandırılması
  • Özel Bezler Tarafından Kana Salgılanan Ve Kan Yolu İle Ulaştıkları Organ Ve Dokularda Fonksiyon Düzenleyici Olarak Çok Düşük Miktarları İle Görev Yapan Organik Bileşiklere "uyarma " Anlamına Gelen "hormon " Denilir Hormonlar, Çok Az Miktarları İle Etki Etm
  • Hormon Bozukluğu Nedenleri
  • Hormonal Dengenin Bozulması Hormon Bozukluklarına Yol Açar Düzenleyici Organlardaki (hipotalamus Ve Hipofiz) Bozukluk Diğer Hormon Bezlerini Etkiler Ve Çeşitli Şikâyetlere Neden Olur Bu Bozukluk İç Salgı Bezlerinden Birinde Olmuşsa, Yalnız Bu Bez Tarafı
  • Hormon Tedavisi Nedir
  • Tedavi Altına Alınmayan Menapozlarda Kilo Alımı Riski Olduğuna İnanıp, Hormon Tedavisini Her Derde Deva Gibi Görme Eğilimleri Olabilir Oysa, Hormon Tedavisinin Birçok Avantajı Olduğu Göz Ardı Edilemez; Olsa Bile, İstatistik Olarak Yüzde 31& 8242;e Karşı
  • Sık Görülen Hormon Bozuklukları
  • ormon bozukluğu çoğu zaman kadınlarda boy göstermektedir Özellikle geliŞme çağındaki genç bayanlarda aŞırı tüylenme dıŞında hormonal hastalıkların baŞlıcası ; yumurtalık fonkiyonu bozukluğu sendromu polikistik over
  • Hormon Tahlilleri
  • Hormonlar Kandan Ölçülebildigi Gibi İdrardan Veya Tükrük Salgisindan Da Ölçülebilir Ancak Sadece Hormon Ölçülmesiyle Hormon Hastaliklari Bazi Durumlarda Anlasilamaz Ve Bu Nedenle Bazi Testler Yapmak Gerekebilir Bu Testlerle Biz Uyarma Veya Baskilama Tes
Facebook Yorumlari
Site Yorumlari